ARAMIZA KATIL İletişimEtkinliklerEğitim ProgramlarıDENEYİMSEL ÖĞRENME

Öğrenen Gönüllü

“Tüm dünya benim okulum ve tüm insanlık benim öğretmenimdir.”

George Whitman

 

Ulusal veya uluslararası çerçevede katıldığınız gönüllülük programları siz gönüllülerin başka hedef gruplar için öğrenme ve gelişim ortamı tasarladığınız projeler olmakla birlikte unutmayınız ki programın özel amacı siz gönüllülerin kişisel ve sosyal gelişimlerini desteklemektir. Bu anlamda sizler, bir yandan başkalarının öğrenme süreçlerine değer katarken diğer yandan bu programlarda öğrenme ve gelişim yolculuğunda olan bir öğrenen konumunda olacaksınız.

ÖĞRENME NEDİR?

Öğrenme belli durumlar ve sorunlar karşısında tepki ve davranış oluşturma, gerektiğinde bunları değiştirip yenilerini edinebilme yeteneğidir. Yani öğrenme dediğimiz süreç yalnızca belirli bilgileri hafızamızda depolamamızdan ibaret değildir. Bu bilgileri, deneyimlerimiz ile ilişkilendirmemiz, anlamlandırmamız ve davranışlarımıza da yansıtmamız gerekir. Örneğin iyi ve etkili iletişimi öğrenmek demek, yalnızca iletişimin adımlarını bilmek anlamına gelmez; insanlarla iyi ve etkili iletişim kurabiliyor hale gelmek anlamını taşır.

 

YETKİNLİK ÜÇGENİ

Hep daha yetkin olmak için öğreniriz. Zorlukların üstesinden daha iyi gelebilmek, değişim süreçlerine adapte edebilmek ve problemlerimizi çözerek daha nitelikli bireyler olabilmek için öğreniriz. Bir konuda yetkin olmamızın üç boyutu vardır:

  • Bilgi
  • Beceri
  • Tutum

Bilgi: Araştırma, gözlem ya da öğrenme yoluyla elde edilen gerçeklerdir. Aynı zamanda bilgiyi insan zekasının çalışması sonucu oluşan düşünsel ürünler olarak tanımlayabiliriz.

Beceri: Kişinin yatkınlık ve öğrenimine bağlı olarak, bir işi başarma, bir işlemi amacına uygun olarak gerektiği gibi sonuçlandırma yeteneğidir.

Tutum: Bireyin davranışlarını yönlendiren, diğer insanlar ve nesnelere karşı olan değerlendirmeleridir.

Bir konuda yetkin olabilmek için o konuda üç yetkinlik boyutunda da kendimizi geliştirmiş olmamız gerekmektedir.

Örneğin; bir duvar matkabı kullanmak konusunda yetkin olmak için;

Bilgi:

Matkabın çalışma fonksiyonlarını örneğin vidalama ve çekiç fonksiyonlarını, dübelin ne işe yaradığını, çivi boylarını ve türlerini bilmeniz gerekir.

Beceri:

Matkabı taşıyabiliyor olmanız ve en önemlisi doğru açı ile tutabiliyor olmanız gerekir. Matkap çalışırken yeteri kadar basınç uygulayabiliyor ve delme işlemi sırasında sabit bir noktada ilerleyebiliyor olmanız gerekir.

Tutum:

Öncelikle sabırlı olmanız gerekir. Aceleci ve sabırsız bir tutumdaysanız matkabı zorlayabilir ve hatta motorunu yakabilirsiniz. Dahası matkabın çıkardığı gürültünün ve diğer insanları rahatsız etme konusunda da duyarlı bir tutum içinde olmalısınız. Yani sabah erken saatlerde veya gece geç saatlerde kullanmamanız gerektiği ile ilgili doğru bir tutum sahibi olmalısınız.

Bu üç boyuttan birisini dahi dışarıda bıraktığımızda “Doğru ve Etkin bir Matkap Kullanımı” konusunda o kişinin gerçekten yetkin olduğunu söyleyemeyiz.

Bir konuda bilgi edinmenin yolları günümüz dünyasında giderek çeşitleniyor, bilgiye erişim eskisi kadar zor değil. 20 yıl önce yalnızca ansiklopedilerde bulabileceğimiz bilgiler veya üniversitelerin kütüphanelerinde yapmamız gereken araştırmalar şimdi artık arama motorları, akademik portallar ve elektronik kütüphaneler ile bir tık uzağımızda.

Peki beceri ve tutum geliştirmek için neye ihtiyacımız var?

DENEYİMSEL ÖĞRENME

“Eğitim deneyimdir. Geriye kalan her şey ise yalnızca bilgi.”
Einstein

Deneyimsel öğrenme, deneyimlerimizi öğrenmeye dönüştürdüğümüz bir süreçtir. Özellikle beceri ve tutum geliştirmede oldukça etkin olan bir öğrenme teorisidir. Deneyimsel öğrenme bir döngü şeklinde ilerleyen dört aşamadan oluşur:

DENEYİM: Birinci aşama olan bu adım bireyin tüm duyuları ile deneyimin içinde olduğu şimdiki zamandır. Burada içinde olduğumuz deneyimleme sürecinde hisseder, gözlemler, düşünür, karlar verir ve belirli davranışlarda bulunuruz. Ve bu davranışların sonuçlarını görürüz.

GÖZLEM: İkinci aşama da ise yaşadığımız deneyimi ve tüm süreci dışarıdan bir gözmüş gibi analiz ederiz. Hissettiklerimiz, gözlemlerimiz, düşünce ve eylemlerimiz ve bunların sonuçları arasında anlam bütünlüğü kurarız.

DÜŞÜNCE: Tüm bu gözlem ve analiz süreçleri bir bazı yeni çıkarımlar ve yeni bilgiler verir. Bu bilgileri var olan başka bilgiler ile ilişkilendiririz öğrenme çıktılarına ulaşırız.

UYGULAMA: Gelecekte benzer bir durumda bu kez öğrendiklerimizden yola farklı bir tutum geliştirir, farklı bir yol seçeriz yani kısacası öğrendiğimiz yeni çıkarımları bu kez deneriz. Bu deneme doğal olarak bize yeni bir deneyim verir ve döngü aslında yaşam boyu hiç durmadan devam eder.

YETKİNLİK VE DENEYİMSEL ÖĞRENME

Matkap kullanma konusunda yetkin olmaya çalışan kişiyi, sahip olması gereken becerileri ve tutumları hatırlayalım. İlgili beceri ve tutumları geliştirmek için o kişinin tam olarak deneyimsel öğrenme döngüsünde ilerliyor olması gerekiyor.

Becerileri geliştirmenin tek yolu denemekten ve tekrardan geçer. Ancak her bir denemenin üzerine düşünmesi, matkabı ne kadar doğru açıyla tuttuğunu, sonuçlarını görerek analiz etmesi gerekir. Hatta bu aşamada “matkabı doğru tutma açıları” konusunda bilgi edinmesi bu süreci de güçlendirecektir.

Tutum gelişimi için de deneyimsel öğrenme etkin bir yöntem sunar. Gece geç saatte uyumaya çalışırken başka insanların matkap sesleri nedeniyle uykusuz bir gece geçiren birisi bu konu ile ilgili empati duygusunu yükseltebilir.

GÖNÜLLÜLÜK VE DENEYİMSEL ÖĞRENME

Deneyimsel öğrenme döngüsünü hatırlayalım. Döngünün somut deneyim bölümünde aslında sizin gönüllülük deneyiminiz yer alacak. Bu deneyim siz de yalnızca güzel bir hatıra olarak mı kalacak yoksa bu deneyimi döngünün ilerleyen adımlarına taşıyıp bir öğrenme sürecine dönüştürebilecek misiniz?

Bu sorunun aslında iki cevabı var;

  1. Öğrenme sürecinde olduğunuzun farkında olmak.
  2. Döngünün adımlarını takip etmek.

Çoğu zaman bir öğrenme sürecinde olduğumuzun üst-bilişsel bir seviyede farkında olamayabiliyoruz. Özellikle başkalarının öğrenme sürecinde aktif rol alırken aslında bizlerin de birer öğrenen olduğumuzu unutabiliyoruz. Unutmamak gerekir ki iyi bir eğitimci aynı zamanda iyi bir öğrenendir.

Yazar: Mustafa ERDOĞAN

mustafa-1

Mustafa ERDOĞAN

0